Kitaro yorumuyla "küçük kurbağam..."

2005-04-10 21:00:00

Sıcak bir pazar günüydü bugün... Bugünkü sıcak, baharın müjdesi
yerine sanki yazın gelmiş olduğu müjdesini de veriyordu tüm yaşama,
yaşanılan her yerde. Halbuki doğa kış uykusundan daha yeni yeni
uyanıyor... Sabırsız erik ağaçları Mart ayı başlarında az biraz sıcak
görünce çiçeklerini açtı ama, ondan daha akıllı olanları tamamen
Nisan ayının ortalarını bekliyor çiçeklerini açmak için... Hatta
bazıları da kabuklarından kurtulmaya ve soyunmaya başladı bile...

Ben de az önce ruhumu yeşillikler arasında İzmit'te bırakıp, taş
binalar arasında can çekişen Istanbul'a ve evime geriye döndüm...
Dört bir tarafı duvarla çevrili tek yeşili bilgisayarının yanındaki
üç beş çiçek olan bilgisayar odama yönelip makinemin karşısına geçip
oturdum...

Evde sessizlik hakim şu an... Eşim içerde TV seyrediyor, kızım
üniversiteye hazırlıyor masa başında. Kedim Şanslı da benim eve
dönmemin keyifliliği ile etrafımda dolanıp mırıldanıyor... Beni
özlemiş olsa gerek, ayaklarıma sürtünüp duruyor çünki...

Kulaklarımda ise tüm gün boyunca keyifle dinlediğim
Kitaro'nun "Heaven & Earth" yorumu ve o yoruma eşlik eden kurbağalar
korosunun sesleri hala yankılanıyor duruyor...

"Vrak.. Vrak, vrakk. Vrakkkkk, vrakkkkk, vrakkkkkkk"...

Kitaro "Astral Voyage"ye geçerken, ben de bu vraklamalarla medite
ediyorum kendimi... "Nerdeyim ben acaba?" oluyorum bir an... Cennetin
hangi bölümü burası? Yeryüzünde "Cennet"i bulmak bu kadar kolay mı?
Ancak bulunduğum yerin "Kurbağalar Cenneti" olduğu muhakkak... Oysa
ben İzmit KentSA tesislerindeyim... Dostlarımla güzel bir günü
geçirmek için toplanmışız... Sohbet de en koyu kıvamında ama benim
gönlüm dışarıdaki minik havuzlardaki kurbağalarda...

Sabah tesis içindeki oturma yerlerimize doğru yürürken, küçük bir
kurbağanın bir havuzdan diğer havuza gitme mücadelesine şahit olduk
dostlarımla birlikte...

Küçük kurbağa önce bulunduğu havuzdan büyük bir sıçrayış ile etrafı
güvenlik nedeniyle tel örgülerle çevrilmiş havuzdan çimenlerin
üzerine atıverdi kendini, büyük bir ustalıkla... Sonra diğer havuzun
başına kadar zıp zıp zıplayarak geldi... Sonra öbür havuzun
etrafındaki güvenlik tellerini gördü... Havuzun çevresini şöyle bir
kolaçan etti... Nereden içeri sızabilirim diye düşündü herhalde...
Sonra da baktı ki içeriye diğer havuzun içine girmek o kadar da kolay
olmayacak, bu sefer usta bir askerin yaptığı gibi istihkam
stratejilerini geliştirmek için düşüncelere daldı...

İşte küçük kurbağa bu düşüncelerdeyken biz de ona stratejik destek
vermeyi düşündük bir an... Ne yapabilirdik? Ona yol gösterebilirdik,
şurdan içeriye gir diye... Ama en iyisi elimize alıp, onu havuzun
içine bırakmaktı... Ancak daha sonra topluca doğanın planına müdahale
etmeme kararı alıp, küçük kurbağayı kendi haline bırakarak, izlemeye
koyulduk...

Küçük kurbağa da bizler tarafından izlenmenin dayanılmaz keyifliliği
ile birinci etap olarak bir demir bariyerin üzerine zıpladı, sonra
büyük bir konsantrasyonla yaklaşık 70 cm'lik telin üzerinden
balıklama atlayıverdi, su dolu havuzun içine... Bizlere nispet yapar
gibiydi hali ya, neyse bizdeki sevinci görmeliydiniz... Sanki bir
spor karşılaşmasını izler gibiydik, gülüşmelerimiz ve alkışlarımız
birbirine karıştı...

Biz de gün boyu oturacağımız alana doğru yürümeye başlarken geride
bıraktığımız küçük kurbağamız da keyifle yeni geldiği havuzdaki dişi
kurbağalara diğer erkek kurbağalarla birlikte kur yapmaya başlamıştı
bile...

Kitaro da "Dream" çalarken kulaklarımızda da "Vrak.. Vrak, vrakk.
Vrakkkkk, vrakkkkk, vrakkkkkkk" sesleri hiç eksik olmuyordu...

Binalarla taşlaştırdığımız, kendimizden uzaklaştırdığımız doğa ve
yaşam, en içtenliğiyle sunuyordu kendini bizlere, bir küçük
kurbağanın bedeninde... Onu hissedebilenlere!...

Küçük kurbağam seni ve o büyük mücadeleni hiç mi hiç unutmayacağım...
Senin senfonine de ben de eşlik ediyorum bak şu an bilgisayarım
karşısında... Kitaro'yu koydum CD Rom'uma ve sanallaştığım dünyamdan
sana sesleniyorum Kitaro'nun yorumuyla "Thinking of You" küçük
kurbağam, "Thinking of You"...

Ertan Yurderi, 10.04.2005, 21.00


37
0
0
Yorum Yaz