GÜL'mek yakışır tüm ruhlara ...

2006-11-04 15:11:00

Ey Sevgili,   Neden yazılanları hak etmez gönül? Neden böylesi kaçış SÖZ'lerden... SÖZ'ler, YOL'u ve YOLCU'larını gözler bilirsin...   Kelimelerini diz, SÖZ'lerin sarhoşluğa boğsun okuyanları, kendi SÖZ sarhoşluğunun ardı sıra... Ne'yi çıkarımlarsa çıkarsınlar bundan... Söylenmemiş söylemlerin seyreltisi mi etkiler onları, yoksa kendi içsel devinimlerinin sallantısı mı?   (Ki SÖZ sarhoşu etmesini isterdim, yazacaklarınla beni ... )   Bak coştum, içim içime sığmıyor, klavyeme vuruyor parmaklarım ve YA-ZI-YO-RUM... Acaba yazarken de yazılıyor muyum? Bu HAL'im ise bilinmez bir muamma...   Hadi, hadi çözül gönlüm, vur parmaklarım klavyemin tozlu tuşlarına...   Sevinç de bizimleydi yürürken o dolaşık yolları düşe kalka, Umut da bizimleydi bitkin, dudağı çatlak, paralanmış dizleri düşe kalka, Yaşam da bizimleydi gelince bir çıkmaz kapıya, Ölüm de bizimleydi, son çare olarak bize sunulan.. Biz ise neyimiz varsa verdik YOL boyu yürürken, kör ve yıkık... Kısaca her şey bizimleydi...   Neden gözyaşı? Bir yerin mi acıyor Sevgili? Düşlerini mi unuttun yoksa?   Yoksa her yiteni mi giyindin, her eksileni mi? Geçmişten kopan bir kırıntı mı, Yoksa gelecekteki her gülüşün dikeni mi acıttı, O minik ama bir o kadar da büyük yüreğini?   Gitmek o kadar kolay mı? Ya da kalmak çaresizliğinle...   Kuşlar hep ağaç tepelerinde, Rüzgar yok, ot kımıldamıyor belki de bak yörende... Ama başucunda bekleyen ruhun, Kanatsız bir karga şaşkınlığı içinde...   Güçlü görünmenin çaresizliğinde, Neden acıtıyorsun dudaklarını?   Neden pınar yapıyorsun gözyaşlarını, Pembe yanaklarından süzülen?.. Neden sesini çıkartmıyorsun bunca ağırlıktan kaldırıp da başını?   Söyle o zaman bana... Ne kalabilir senden?.. Yüzünün çizgileri mi, kurumuş bir yapragın okunmaz çizgilerinde?   Ne kalabilir senden, sesin mi, Bir bilinmedik ırmaktaki sazlar ara... Devamı