"Üç tas has hoşaf" ...

2004-06-29 04:14:00

Günlerdir bu tekerleme dilime dolanıp duruyordu hayrolsun... Neyi çözmem gerektiğini bilmiyordum, ne anlatıyordu bana bu tekerleme bilmiyordum... Ama canım her an, "Üç tas has hoşaf" demek istiyordu... Gerçi bu yazacaklarımı sizlerle de paylaşmak istiyordum... Ama nasıl soracağım konusunda da çekincelerim vardı... "En iyisi" diyordum kendi kendime, gruba sadece "Üç tas has hoşaf" yazılı bir mail göndereyim... Elbette birisi konuyu acıp bana soracak? "Ya abi, nedir bu 'Üç tas has hoşaf' meselesi" diyecek ve ben de konuya giriş yapıp, anlatacaktım... Neyse şimdi anca tam da izine çıkmadan önce bu fırsatı yakalayabildim ve kaleme alıp sizlerle paylaşıyorum işte... Onun için anlatmaya geçmeden önce birkaç kez daha söyleyeyim ki içimde kalmasın bari ("Üç tas has hoşaf", "üç tas has hoşaf", "üç tas has hoşaf") sonra da elimden geldiğince ve becerebildiğim  oranda anlatmaya koyulayım isterseniz... "Üç tas has hoşaf"; üç tastan ibaret has hoşaftır... Canınızın çektiği bir hoşaf türünü hayal edebilirsiniz... Hatta eşinize, annenize, sevgilinize veya becerebiliyorsanız kendi kendinize yapacağınız bir hoşafı düşünebilirsiniz... Üç tane de tas alıp, (genelde artık tas deyince hamam tası geliyor ya insanın aklına, toplum olarak bizler şimdilerde pek kibarlaştık kase demeyi uygun görüyoruz... Ancak dikkatinizi çekerim a'nın üzerinde şapkası olan türden olanından hani... ) içine mevsimsel meyvelerden yapacağınız has hoşaf şerbetini koyduğunuzda elde ettiğiniz şey'e denir bu şey... Afiyetle de yersiniz belki... O zaman elde ettiğiniz bu şeyin adı ne oluyormuş... Hadi hep birlikte (bir faaa sesi alalım) koro halinde  "Üç tas has hoşaf" ...Hepinizin kafasından şu anda kimbilir neler geçiyordur? "Vah zavallı Ertan abim ya, bu sıcak havada, cık cık cık..." "Daha pek de gençti zavallım", "Vs... Vs... Vs..." gibilerinden muzır bir ifadeye bürünmüş yüz ifadeleri görür gibiyim taa uzaklardan, ekranımın bembeyaz camında... (Vay be ben de ne kadar ileriyi görürmüşüm... Devamı