Civciv, karga, karma ve ben...

2004-07-25 08:11:00

Bu yazımı çok uzun zamandır yazmak ve paylaşmak istiyordum sizlerle... Hatta birkaç dostuma yazacaklarımı anlattığımda bunu gruplarınla da paylaş demişti... Bir toplantı öncesi anlattığım sevgili Reiki hocam Gülüm de "Ertan, bunu gruplarınla paylaşsan keşke" dediyse de bugüne kadar her nedense yazıp paylaşma isteğim yoktu... Ancak sevgili sonsuzlukotesi mail grubunun sonsuz'u Hasan'ın annesinin yıllar önce bir civciv meselesi sebebiyle  teselli etme sözcükleri beni bu yazıyı kaleme almama sebep oldu... Ne demişti  Sonsuz Hasan annesine, "Bir boncuuuk ölür, bir boncuuk dogar anne üzülme, ne de olsa pazarda civciv bol"... Evet pazarda civciv bol... Ama kaybettiğin civcivlerinle yaşadığın duygusal bağ ise apayrı bir şey...Şimdi yazımıza dönelim...Bugünlerde yaşadığımız bir yaz günü gibi bir yaz günüydü Istanbul'un.. Pazardan küçük kızımla (o zamanlar 6-7 yaşlarındaydı kızım) severek aldığımız 3 civcivimizi güle oynaya evimizin terasında bakıyorduk... Onları besliyor, sularını veriyor, onların neşe içinde terasta gezinmelerini seyrediyorduk... Büyük bir keyif veriyordu bu her ikimize de... Tabii pislikleri de bir  çileydi annemiz için... Bize söyleniyor, "bir bu eksikti evde beslediğiniz" gibilerinden sürekli mırıldanıyordu... Biz de onu sinirlendirmeden birkaç kova su alıp balkonu temizliyorduk kızımla birlikte...Yine böyle bir civcivlerimizi havalandırma sırasında bizlerin terasta bulunmadığı bir anda olacak, civcivlerimizden bir tanesi sırra kadem bastı... Balkonun altını üstüne getirdik yok... Herhalde aşağıya düştü gibilerinden düşünürken ve aşağıya inmeye hazırlanırken üzerimizde pike yaparak uçan kocaman bir  karga gördük... Bir diğer karga da, karşı apartmanın üzerinde sarı bir şeyi parçalayıp yiyordu... O zaman anladım ki, bizim küçük civciv, bu karganın hışmına uğramış, Hakk yolunda bir karganın leziz öğlen yemeği olmuştu...Bu durumu gören kızım sürekli ağlıyordu... "Baba, git o karganın elinden civcivimizi kurtar, onu yemesin" ... Devamı